İsrail'in Doğu Akdeniz'deki hamleleri ve Güney Kıbrıs adasındaki sessiz yayılması, gayrimenkul sektörünün ardından finans alanına da sıçradı. İsrail’in Doğu Akdeniz’deki stratejik varlığını artırma çabaları Türkiye ve Kıbrıslı Türkler tarafından yakından takip edilirken, Tel Aviv Menkul Kıymetler Borsası’nın Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki Lefkoşa Menkul Kıymetler Borsası’nı (CSE) satın almak üzere ileri düzeyde inceleme yürüttüğü ortaya çıktı.
İsrailli yatırımcıların bir süredir Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) sınırları içerisinde toprak, devasa araziler ve hatta Trozena gibi tüm köyleri parsel parsel satın aldığı yönündeki gelişmeler kamuoyunda geniş yankı bulmuştu.
İsrail bağlantılı sermayenin Limasol, Baf ve Larnaka gibi stratejik hatlarda izinsiz inşaat faaliyetlerine giriştiği, binlerce dönüm araziyi kapatarak adada "yumuşak yerleşim" hamlesi yürüttüğü vurgulanmıştı. İsrail'in bu adımları ve Rus yönetiminin izinleri, Kıbrıslı yerel halk ve Rum kamuoyunda ciddi rahatsızlık ve büyük bir endişe yaratıyor.
İsrail, gözünü şimdi de adanın finansal kalbine dikti. Kıbrıs Rum hükümetinin Lefkoşa Borsası'nı özelleştirme kararı almasının ardından Tel Aviv Menkul Kıymetler Borsası, ihaleye katılmak için kolları sıvadı.
Değeri 20 ile 40 milyon euro arasında tahmin edilen Lefkoşa Borsası'nı ele geçirmek isteyen İsrail yönetimi, bu hamleyle doğrudan Euro bölgesine erişim sağlamayı ve stratejik bir finans limanı elde etmeyi hedefliyor.
İhaleye atılmaya hazırlanan Tel Aviv Borsası'nın 2025 yılı gelirleri yaklaşık 160 milyon euro iken, tamamı devlete ait olan ve yıllık geliri 4-7 milyon euro seviyesinde kalan Lefkoşa Borsası son derece küçük bir ölçeğe sahip.
İçinde Bank of Cyprus, Hellenic Bank ve gayrimenkul devi YODA gibi kritik kurumların işlem gördüğü Lefkoşa Borsası, İsrail sermayesi için hem AB lisansı hem de bölge politiğinde büyük bir kontrol gücü anlamına geliyor.