Güney Kıbrıs Rum Yönetimi basınında Türkiye'nin bölgesel gücüne ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yapıldı. Politis gazetesinde yayımlanan "Yarım Asırlık Gerileme" başlıklı köşe yazısında Panayiotis K. Mavros, Türkiye'nin askeri kapasitesini konu alan bir araştırmadan etkilendiğini belirterek Rum yönetiminin silahlanma politikasını sorguladı.
Türkiye'nin askeri, ekonomik ve diplomatik gücünün göz ardı edilemeyeceğini vurgulayan Mavros, Rum liderliğinin izlediği politikaların gerçekçi olmadığını savundu.
Türkiye'nin ekonomik büyüklüğüne ve uluslararası ilişkilerine dikkat çeken Rum yazar, Avrupa ülkelerinin Türkiye'nin büyük pazarından pay almak istediğini belirtti.
Bu ekonomik ve siyasi gerçeklerin Kıbrıs meselesinde göz ardı edilemeyeceğini savunan Mavros, "80 milyonluk Türkiye'ye hiçbir çözüm dayatılamaz" değerlendirmesinde bulundu.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Türk Devletleri Teşkilatı'ndaki gözlemci statüsünü de değerlendiren Mavros, bu gelişmenin KKTC'nin uluslararası tanınmasına yönelik sürecin habercisi olduğunu ileri sürdü.
Rum yönetiminin Türkiye ile Türk devletleri arasındaki ilişkilerin önemini yeterince değerlendiremediğini savunan yazar, yaşanan gelişmelerin Kıbrıs meselesindeki diplomatik dengeler açısından dikkate alınması gerektiğini belirtti.
GKRY lideri Nikos Hristodulidis'in Kıbrıs'ı askerileştirme yönündeki politikalarını da eleştiren Mavros, Türkiye'nin askeri kapasitesi karşısında bu yaklaşımın ciddi riskler taşıdığını öne sürdü.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine de değinen Rum yazar, Türk sondaj gemilerinin Rum yönetiminin kendi münhasır ekonomik bölgesi olarak nitelendirdiği alanlarda faaliyet gösterebildiğini, Rum tarafının ise buna karşı etkili bir politika geliştiremediğini savundu.
Maraş ve Mağusa konularındaki gelişmeleri de değerlendiren Mavros, Rum liderliğinin geçmişteki çözüm fırsatlarını değerlendiremediğini ileri sürdü.
Rum tarafının 2004 yılında Annan Planı'nı reddetmesine dikkat çeken yazar, mevcut siyasi yaklaşımın sürdürülmesinin Kıbrıs'ta iki devletli çözümün kalıcılaşmasına zemin hazırlayabileceğini ifade etti.