Alman iş insanları Kai Precat ile Marc Baeriswyl tarafından yapılan resmi suç duyurusu üzerine harekete geçen adli makamlar, kamuoyunda geniş yankı uyandıracak çarpıcı bir dosyanın kapağını araladı. Soruşturma evraklarına giren gizli tanık anlatımları; Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ile oğlu Emir Sarıgül ekseninde şekillenen, belediye imar yetkilerinin gayriresmi kazançlara dönüştürüldüğü ve yüz milyonlarca euronun el değiştirdiği iddia edilen karmaşık finansal mekanizmayı bütün detaylarıyla deşifre etti.
Gizli tanığın savcılığa sunduğu beyanlarda, Mustafa Sarıgül'ün 1999 ile 2014 yılları arasında yürüttüğü Şişli Belediye Başkanlığı dönemi mercek altına alındı. Sabah’ta yer alan habere göre, söz konusu süreçte bölgenin en değerli gayrimenkul projeleri arasında yer alan Kanyon AVM, MetroCity AVM, Maya Center ve Büyükdere Caddesi üzerindeki devasa rezidans projelerine, maddi menfaat karşılığında imar ve inşaat ruhsatları sağlandığı ileri sürüldü.
Aynı ifadelerde rüşvet iddiaları yalnızca nakit akışıyla sınırlı kalmadı. Soma'daki maden faciasıyla kamuoyunun yakından tanıdığı Can Gürkan'a sağlanan imar kolaylıkları neticesinde, Maslak Spine Tower bünyesinde yer alan çok sayıda lüks bağımsız bölümün rüşvet olarak Sarıgül ailesine aktarıldığı öne sürüldü.
Belediye döneminde imar hareketleriyle elde edildiği iddia edilen kayıt dışı kaynakların, Türkiye'nin prestijli noktalarında devasa bir gayrimenkul imparatorluğuna dönüştürüldüğü aktarıldı. Kayıtlara geçen iddialara göre elde edilen fonlar; Beykoz Acarkent'te bulunan C 17 numaralı malikane, Bodrum'daki lüks villa, Şişli Holiday Inn Otel ve Antalya Belek'te kurulu Titanic Deluxe Otel'in yüzde 50'lik ortaklık payı gibi yüksek hacimli varlıklara yatırıldı.
Mali operasyonun en dikkat çekici ayağını ise aile ilişkileri ve boşanma süreci oluşturdu. Gizli tanık, kayıt dışı servetin meşrulaştırılması amacıyla Emir Sarıgül ile 2008 senesinde hayatını birleştiren Fatoş Altınbaş'ın, 2019 yılındaki ayrılık aşamasında tarihi bir mali pazarlığa sahne olduğunu öne sürdü. Süzer Plaza'da oluşturulan özel bir hakem heyeti nezdinde uzlaşma sağlandığı, bu doğrultuda Mustafa Sarıgül'e tam 600 milyon euro verilmesi hususunda mutabakata varıldığı iddia edildi. Dosyadaki iddialara göre bu devasa tutar, Alpet firmasının hisseleri ve Beykoz sahilinde yer alan bir yalının mülkiyet devriyle kapatıldı.
Yürütülen adli tahkikatta cezaevine gönderilen şüphelilerin, aile adına yürüttükleri operasyonel görev dağılımı da ifadelerle netlik kazandı. Şişli Meslek Yüksekokulu Vakfı mekanizmasını kullanarak elden nakit dağıtımını organize eden ve paravan şirketleşme adımlarını sevk eden ismin Volkan Arslanbaş olduğu tespit edildi.
Bunun yanı sıra Emir Sarıgül'ün en yakınındaki isim olan özel şoförü Selim Daşdemir'in, perde arkasındaki gizli temasların yürütüldüğü adeta bir kara kutu vazifesi gördüğü belirtildi. Emir Sarıgül'ün özel kalemliğini üstlenen Sadullah Ergün'ün ise sistem içerisindeki kayıt dışı nakit ödemelerin sahadaki dağıtımını üstlenen figür olduğu kaydedildi.
Gizli tanık, organizasyonun operasyon merkezi olarak Levent Yosun Sokak'ta konuşlu üç katlı bir villanın seçildiğini beyan etti. Emir Sarıgül'ün hem kozmik temaslarını hem de gayriresmi görüşmelerini bu adreste gerçekleştirdiği aktarılırken, adli makamların uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında işlem yaptığı Portekiz uyruklu manken Tessy Ramos Correia ile Emir Sarıgül'ün bu villada bir araya geldiği ifade edildi.
Villanın belirli bir bölümünün ise finans piyasalarında Otto Melih lakabıyla bilinen bir borsa spekülatörüne tahsis edildiği bildirildi. Emir Sarıgül'ün Melih adlı şahıs üzerinden organize hisse operasyonları yürüterek küçük yatırımcıları zarara uğrattığı, bu yolla hem haksız kazanç sağladığı hem de imar rantından gelen gayriresmi paraları sermaye piyasalarında katlayarak akladığı iddialar arasında yer aldı.
Soruşturma dosyasındaki çarpıcı iddialar sadece Türkiye sınırlarıyla da kalmadı. Sarıgül ailesinin, yurt içindeki imar rantı ve rüşvet trafiği vasıtasıyla temin ettiği devasa mali kaynağın önemli bir bölümünü sınır ötesine aktardığı ileri sürüldü.
Bu paralarla Almanya'nın başkenti Berlin'in simge yapılarından biri olan dünyaca ünlü dev alışveriş merkezi KADEWE'nin satın alındığı, İngiltere'nin başkenti Londra'nın en seçkin bölgelerinden Kensington semtinde de lüks mülkler edinildiği kayıtlara geçti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sınır ötesine taşan bu gayrimenkul ve finans trafiğine dair iddiaları da çok yönlü olarak inceleme kapsamına aldı.
Geçtiğimiz dönemde kamuoyuna servis edilen ve siyasi dengeleri hareketlendiren şüpheli video paylaşımı sonrasında adli makamlar hızla harekete geçmişti. Soruşturmanın yürütüldüğü dönemde adli bilişim alanında faaliyet gösteren Ulusal Kriminal Büro ile kurulan temaslarda, akıllara durgunluk veren bir talep öne sürüldü. Gizli tanık, Sarıgül’ün videosunun sahteliğini ve kurgu olduğunu kanıtlayacak resmi bilirkişi raporunu tanzim etmek adına tam 200 bin dolar istediği ileri sürüldü. Ardından görüntülerin montaj olduğuna dair rapor hazırlanması için anlaşma yapıldı. "A3M2LK48" kodlu gizli tanığın belirttiğine göre, Sarıgül’ün nikah şahitliğini de yaptığı koruması Ömer D. İle sızan görüntülerinin de gerçek olduğunu iddia etti.
Bu iddiaların ardından soruşturma birimleri, gizli tanık beyanları ve dosyaya giren dijital deliller doğrultusunda operasyon için düğmesine bastı. Mustafa Sarıgül'ün halen yakın korumalığını yürüttüğü öğrenilen Ömer D., emniyet güçlerince yürütülen operasyon kapsamında gözaltına alınarak sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.