Satış ve dağıtım alanında çalışan Ali Seherler, verilerin işletmelerin teslimat ve dağıtım planları açısından ne anlama geldiğini değerlendirdi.
Ticaret Bakanlığı'nın yayımladığı Türkiye'de E-Ticaretin Görünümü Raporu'na göre e-ticaret hacmi 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 52,2 arttı. Perakende e-ticaret hacmi de yüzde 51,8 artışla 2 trilyon 460 milyar liraya çıktı. Raporun tanıtımında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, e-ticaret hacminin dolar bazında 115,5 milyar dolara yaklaştığını belirtti.
Bakanlığın verileri, e-ticaretin genel ticaret içindeki payının yıl genelinde yüzde 19,3 olduğunu gösteriyor. Bu oran yıl boyunca sabit kalmadı: Yaz aylarında yüzde 17 ile 18 bandında seyrederken kasımda kampanyaların etkisiyle yüzde 22,4'e yükseldi. Siparişlerin yılın belli dönemlerinde yoğunlaşması, işletmelerin yalnızca yıllık satış hedeflerine göre değil, yoğun günlerdeki operasyonlarına göre de hazırlık yapmasını gerektiriyor.
İŞLETME SAYISI ARTIYOR, HIZLI TESLİMAT BÜYÜYOR
2025'te e-ticaret yapan işletme sayısı 634 bin 611'e ulaştı; bir önceki yıl bu sayı 600 bin 800'dü. İşletmelerin yüzde 75'ini şahıs işletmeleri oluşturdu. E-ticaret hacminde giyim, ayakkabı ve aksesuar 428 milyar 700 milyon lirayla ilk sırada yer alırken elektronik sektöründe 304 milyar 340 milyon liralık hacim kaydedildi. Veriler, çevrim içi satışın farklı ölçeklerdeki işletmeler için önemli bir kanal haline geldiğini ortaya koyuyor.
Teslimat hızı beklentisi de büyüyor. Ticaret Bakanı Bolat'ın paylaştığı verilere göre saatler veya dakikalar içinde teslimatı hedefleyen hızlı ticaretin hacmi 2025'te yüzde 55,6 artarak 388 milyar liraya çıktı. Bu alandaki işlemlerin ağırlığını yemek ve market harcamaları oluştursa da hızlı ticaretin büyümesi, siparişten teslimata uzanan sürecin ticaretteki yerini gösteriyor.
BÜYÜYEN SATIŞ HACMİ DAĞITIM İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Verileri değerlendiren Ali Seherler'e göre sipariş hacmi arttığında şirketlerin önündeki soru yalnızca daha fazla ürün satmak değil, bu ürünleri yoğun dönemlerde müşteriye zamanında ve yönetilebilir bir maliyetle ulaştırmak. Seherler, özellikle farklı bölgelerde satış yapan işletmeler için stokların nerede tutulacağı, hangi dağıtım kanallarıyla çalışılacağı ve taşıma giderlerinin nasıl kontrol edileceğinin birlikte düşünülmesi gerektiği görüşünde.
Seherler'in bu değerlendirmesi, farklı şirketlerde üstlendiği satış ve dağıtım görevlerine dayanıyor. Mirka Türkiye'nin ilk çalışanı olarak 2013'te ülke organizasyonunun ve dağıtım ağının kuruluşunda yer aldı; daha sonra DuPont Türkiye'de distribütör satışları üzerinde çalıştığı dönemde bu kanaldaki hacim iki yılda yaklaşık yüzde 60 arttı. Sealed Air'deki ihracat satış görevinde ise aylık yaklaşık 400 bin kilogramlık hacimle yürüttüğü lojistik süreçlerde taşıma maliyetlerinde yüzde 25 tasarruf sağladı. Bugün ABD'de Türk markalarının perakende ve bayilik yapılanmalarıyla ilgileniyor. Bunlar e-ticaret raporunun ölçtüğü sonuçlar değil; Seherler'in satış büyümesi ile dağıtım kapasitesini birlikte ele alma yaklaşımının geçtiği farklı iş ortamları.
Rapordaki veriler, işletmelerin teslimat süresi veya lojistik maliyetlerinin nasıl değiştiğini tek başına göstermiyor. Ancak daha fazla işletmenin çevrim içi satışa katılması, kampanya dönemlerindeki yoğunluk ve hızlı ticaretteki artış, dağıtımın neden satıştan ayrı düşünülmediğini açıklıyor. Bakanlığın açıkladığı yıllık büyümenin işletmeler açısından nasıl karşılık bulacağı, sipariş sayısının yanında bu siparişlerin nasıl karşılandığına da bağlı olacak.