21.10.2026 • Wednesday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
SON DAKİKA
Dünya

Türkiye düşmanlarının hayalleri paramparça: Tarihi anlaşmaya giden yol

Türkiye düşmanlarının hayalleri paramparça: Tarihi anlaşmaya giden yol

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki en önemli hamlelerinden biri olan Libya ile deniz yetki alanları mutabakatında 6 yıl sonra kritik bir eşik aşıldı.Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki en önemli hamlelerinden biri olan Libya ile deniz yetki alanları mutabakatında 6 yıl sonra kritik bir eşik aşıldı.

Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, 20 Ekim'de Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nı kabul etti.

Meclis bununla da kalmayarak 2020 yılında alınan, Türkiye ile yapılan deniz yetki ve güvenlik anlaşmalarını reddeden karar ile Ankara'yla siyasi ilişkilerin kesilmesine yönelik kararı da oy birliğiyle yürürlükten kaldırdı.

Böylece 2019'da Türkiye'nin desteklediği Trablus yönetimiyle savaşan Halife Hafter'in etkili olduğu doğu Libya'da Türkiye'ye yönelik politika tersine döndü.

Türkiye ile Libya'daki Ulusal Mutabakat Hükümeti, 27 Kasım 2019'da deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzaladı. Ancak o tarihte Libya'da iki farklı güç merkezi bulunuyordu.

Trablus'taki yönetim anlaşmanın tarafıyken ülkenin doğusunda Halife Hafter'in askeri olarak desteklediği Temsilciler Meclisi mutabakata karşı çıktı.

Doğu Libya yönetimi 2020'de yalnızca anlaşmayı reddetmekle kalmadı, Türkiye ile siyasi ilişkilerin kesilmesi yönünde de karar aldı.

Aradan geçen 6 yılın ardından aynı Meclis, 20 Ekim 2026'da iki kararı da kaldırarak 2019 mutabakatını kabul etti.

Karara giden süreçte Ankara'nın doğu Libya ile yeniden kurduğu temas trafiği dikkat çekti.

Türkiye, Trablus yönetimiyle mevcut ilişkilerini korurken 2021'in sonlarından itibaren doğu Libya'daki siyasi aktörlerle de doğrudan temas kanalları açmaya başladı.

Bu sürecin dikkat çeken adımlarından biri Ocak 2022'de atıldı.

Türkiye'nin dönemin Trablus Büyükelçisi Kenan Yılmaz, doğu Libya'daki Kubbe kentinde Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ile görüştü.

Yılmaz görüşmenin ardından, doğu bölgesiyle temasların olumlu yönde geliştiğini açıklarken Bingazi Başkonsolosluğu'nun yeniden faaliyete geçirilmesinin de değerlendirilebileceğini söyledi.

Büyükelçilik düzeyindeki temasları üst düzey siyasi görüşmeler takip etti.

Doğu Libya'nın en önemli siyasi aktörlerinden Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih, Türkiye'ye gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk yetkililerle temaslarda bulundu.

Dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Eylül 2022'de Türkiye'nin Libya politikasındaki yaklaşımı açık şekilde anlattı.

Çavuşoğlu, Ankara'nın Libya'nın doğusuyla da ilişkilerini geliştirdiğini belirterek Akile Salih'in Türkiye ziyareti ile Türk Büyükelçisinin doğu Libya temaslarına dikkati çekti.

Ankara böylece Trablus ile ilişkilerini sürdürürken Bingazi-Tobruk hattıyla ayrı bir diplomatik kanal oluşturdu.

Süreç Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanlığı döneminde hızlandı. Fidan, Temmuz 2024'te verdiği mülakatta Türkiye'nin doğu Libya ile ilişkilerinin ilerlediğini kamuoyuna açıkladı.

Fidan, Akile Salih'in birkaç kez Türkiye'ye geldiğini belirterek Halife Hafter ve oğullarıyla da temas halinde olduklarını söyledi.

Aynı dönemde Ankara, uzun süre kapalı kalan Bingazi Başkonsolosluğu'nu yeniden faaliyete geçirmek için çalışmalarını hızlandırdı.

Türkiye'nin Libya Büyükelçisi Güven Begeç de Bingazi'deki yerel yönetim ve Hafter yönetimiyle temaslarda bulundu.

Görüşmelerde Türk şirketlerinin doğu Libya'daki yeniden imar projelerine dönüşü ve ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi gündeme geldi.

Ankara-Bingazi yakınlaşmasının önemli başlıklarından birini doğu Libya'nın yeniden imarı oluşturdu.

Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu ile Türk tarafı arasında temaslar yoğunlaştı.

Türk firmalarının altyapı, inşaat ve kentsel dönüşüm projelerinde yeniden rol alması gündeme gelirken iki taraf arasındaki ilişki siyasi temasların ötesine taşındı.

Diplomatik ve ekonomik temasları askeri ilişkiler takip etti. Halife Hafter'in oğullarından Saddam Hafter, Nisan 2025'te Ankara'ya geldi.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Saddam Hafter'i kabul etti.

Saddam Hafter aynı yıl Türkiye'ye birden fazla ziyaret gerçekleştirirken Türk ve doğu Libyalı askeri yetkililer arasındaki görüşmeler sıklaştı.

Ağustos 2025'te Türk Deniz Kuvvetlerine ait TCG Kınalıada'nın Bingazi ziyareti ise ilişkilerde yeni bir aşamaya geçildiğini gösterdi.

Türk askeri heyeti, Saddam Hafter ve doğu Libya'daki askerî yetkililerle "Tek Libya, Tek Ordu" hedefi çerçevesinde görüşmeler gerçekleştirdi. Türk ve Libyalı deniz unsurları arasında denizde ortak faaliyetler de yapıldı.

Askerî temasların hemen ardından süreç istihbarat diplomasisine taşındı.

MİT Başkanı İbrahim Kalın, 25 Ağustos 2025'te Bingazi'ye giderek Halife Hafter ile görüştü.

Görüşme, Türkiye'nin yıllar önce sahada karşı karşıya geldiği Hafter ile en üst düzey temaslarından biri olarak kayıtlara geçti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da aynı günlerde Ankara'nın izlediği politikayı anlatırken Türkiye'nin Libya'nın doğusuyla ilişkilerini "aşamalı aşamalı, karşılıklı güven oluşturarak" geliştirdiğini söyledi.

Fidan ayrıca Ankara'nın Libya dosyasında yalnızca Bingazi ile değil; Hafter yönetimi üzerinde etkili olan Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel aktörlerle de ilişkilerini geliştirdiğine dikkati çekti.

Ankara-Bingazi ilişkilerindeki değişimin deniz yetki mutabakatına yansıması da bu dönemde belirginleşti.

Doğu Libya'daki Temsilciler Meclisi, daha önce reddettiği 2019 Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı'nı yeniden incelemek üzere teknik komite oluşturdu.

Bu adımla birlikte yıllardır mutabakata karşı çıkan doğu Libya'nın anlaşmayı yeniden değerlendirdiği ilk kez kurumsal bir zemine taşındı.

Sürecin en kritik temaslarından biri ise 11-12 Ağustos 2026'da gerçekleşti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Libya ziyaretinin ilk bölümünde Trablus'taki yönetimle görüştükten sonra Bingazi'ye geçti.

Fidan burada doğu Libya'daki güç yapısının neredeyse bütün önemli isimleriyle ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.

Fidan'ın temaslarında; Halife Hafter, Saddam Hafter, Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu Başkanı Bilkasım Hafter yer aldı.

Böylece Türkiye, hem siyasi kanadı temsil eden Akile Salih hem askerî gücü elinde bulunduran Hafter ailesi hem de doğu Libya'nın ekonomik yeniden yapılanmasını yöneten Bilkasım Hafter ile aynı ziyaret kapsamında temas kurdu.

Yoğun diplomasi trafiğinin ardından Libya Temsilciler Meclisi 20 Ekim 2026'da toplandı.

Meclis, uzman komitelerin mutabakatın hükümlerine ilişkin yaptığı inceleme ve bilgilendirmenin ardından Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı'nı kabul etti.

Libyalı milletvekili Ayşe et-Tabalki, anlaşmanın uzman komitelerin kapsamlı değerlendirmesinden sonra kabul edildiğini açıkladı.

Milletvekili Tarık el-Curuşi ise anlaşmanın Libya'nın siyasi, askerî ve ekonomik konumuna katkı sağlayacağını belirterek bazı ülkelerin karardan rahatsız olabileceğini ancak kendileri açısından Libya'nın ulusal çıkarlarının esas olduğunu söyledi.

Meclis ayrıca 2020 yılında alınan Türkiye ile mutabakatları reddetme ve Ankara ile siyasi ilişkileri kesme kararlarını da oy birliğiyle kaldırdı.

Dışişleri Bakanlığı kararın ardından yaptığı açıklamada, Libya Temsilciler Meclisi'nin kararının memnuniyetle karşılandığını duyurdu.

Bakanlık, 2019'dan beri yürürlükte bulunan mutabakatın uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin karşılıklı hak ve menfaatlerini gözettiğini belirtti.

Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nı onaylaması, tarihi ve hukuki haklılığımızın tescilidir. Türkiye ve Libya’nın haklarının korunması bakımından bu anlaşma hukuki olarak sağlam temellere dayanmaktadır. Sahadaki gerçekleri ve hukuk ilkelerini görmezden gelen beyanlar ve dayatmacı yaklaşımlar bizim için geçersizdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Mavi Vatan’daki haklarımızı ve kardeş Libya halkının haklarını güçlü bir biçimde savunacağız. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve kardeş Libya’nın haklarını yok sayan hiçbir gayrimeşru girişim başarılı olamaz. Bölgenin geleceği dayatmalarla değil, hakkaniyet ve iş birliğiyle şekillenecektir.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

"Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve kardeş Libya’nın haklarını yok sayan hiçbir gayrimeşru girişim başarılı olamaz. Bölgenin geleceği dayatmalarla değil, hakkaniyet ve iş birliğiyle şekillenecektir."

Kararın Doğu Akdeniz açısından en önemli sonuçlarından biri Yunanistan-Libya-Türkiye denkleminde ortaya çıktı.

Atina, 2019'dan bu yana Türkiye-Libya mutabakatına karşı çıkarken anlaşmanın Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilmemesini de siyasi tartışmalarda gündeme getiriyordu. 20 Ekim kararıyla bu durum değişti.

Mutabakatı imzalayan Trablus yönetiminin yanı sıra yıllardır anlaşmaya karşı çıkan ve Hafter cephesinin siyasi merkezini oluşturan Temsilciler Meclisi de mutabakatı kabul etti.

Böylece Yunanistan açısından "Libya'nın doğusu ve Temsilciler Meclisi Türkiye ile yapılan anlaşmayı tanımıyor" şeklindeki siyasi dayanak ortadan kalktı.

Atina kararın hemen ardından yaptığı açıklamada mutabakatı tanımadığını duyurdu.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile Libya'nın deniz yetki alanı sınırlandırmasına imkan verecek karşılıklı veya bitişik kıyılara sahip olmadığını savundu.

Atina ayrıca Girit başta olmak üzere Yunan adalarının kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge oluşturma hakkının Türkiye-Libya mutabakatıyla dikkate alınmadığını ileri sürdü.

Karar, Atina'nın Libya içerisindeki en önemli siyasi dayanaklarından birini ortadan kaldırdı.

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.