Şehir şebeke suları, düzenli olarak denetlenip sağlık standartlarına uygun şekilde arıtılıyor.
Bu nedenle resmi olarak güvenli kabul edilen şebeke suyu, yemek pişirmede kullanılabiliyor.
Ancak uzmanlar, suyun arıtma tesisinden çıktıktan sonra geçtiği bina tesisatının da büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Eski borular, uzun süre temizlenmeyen su depoları ve paslı tesisatlar suyun kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.
Çayın lezzetini belirleyen en önemli unsurlardan biri kullanılan su. Özellikle kireç oranı yüksek musluk suları çayın rengini, aromasını ve tadını değiştirebiliyor.
Bu nedenle birçok uzman, çay demlemek için düşük mineralli veya filtrelenmiş su kullanılmasını öneriyor.
Musluk suyu kullanılacaksa, suyun temiz ve güvenilir olduğundan emin olunması tavsiye ediliyor.
Toplumda yaygın olan "Su kaynayınca tamamen temizlenir" düşüncesi her zaman doğru değil. Kaynatma işlemi birçok mikroorganizmayı etkisiz hale getirse de ağır metaller, kireç ve bazı kimyasal maddeleri ortadan kaldırmıyor. Hatta su buharlaştıkça bu maddelerin yoğunluğu artabiliyor.
Uzmanlar özellikle sıcak su musluğundan akan suyla yemek yapılmasını önermiyor. Çünkü sıcak su, tesisat borularındaki metal ve tortuların suya daha fazla karışmasına neden olabiliyor.
Yemek hazırlarken her zaman soğuk musluk suyunun kullanılması ve gerekirse ısıtılması tavsiye ediliyor.
Eski binalarda tesisatın durumunu göz önünde bulundurun.
Su kesintilerinden sonra musluk suyunu birkaç dakika akıtın.
Bina su depolarının düzenli temizlendiğinden emin olun.
Şüphe duyuyorsanız filtrelenmiş veya ambalajlı su tercih edin.
Yemek ve çay hazırlarken sıcak musluk suyu yerine soğuk su kullanın.