İngiltere merkezli The Telegraph gazetesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'da rejim değişikliği yapmayı hedefleyen gizli planının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın müdahalesiyle rafa kaldırıldığını yazdı. Habere göre, İsrail'in Kürt güçleri kullanarak İran'ı istikrarsızlaştırma girişimi, Ankara'nın sert itirazları sonucunda Amerika Birleşik Devletleri tarafından iptal edildi.
Netanyahu'nun 11 Şubat tarihinde Beyaz Saray Durum Odası'nda ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmede İran'daki rejimin devrilmesine yönelik kapsamlı bir dosya sunduğunu belirten gazete, "Belirli adımların atılması halinde İran halkının kendi kaderini eline alabileceği koşullar oluşturulabilir." değerlendirmesine yer verdi.
Mossad tarafından hazırlanan ve CIA ile de müzakere edilen planın en dikkat çekici unsurunun, binlerce Kürt savaşçının ABD hava desteği altında İran'ın batısına geçirilmesi olduğu vurgulandı. Plana göre, Kürt güçlerin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi üzerinden İran sınırını geçerek ülkedeki Kürtler arasında bir ayaklanmayı desteklemesi ve yönetimin devrilmesine katkı sağlaması hedeflendi.
"KÜRT BAĞIMSIZLIĞI GİRİŞİMİNE MÜSAMAHA GÖSTERİLMEYECEK"
Planın önündeki en büyük engelin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu aktaran İsrailli ve Körfez kaynakları, Ankara'nın Washington'a net bir mesaj ilettiğini kaydetti. Türkiye'nin 40 yılı aşkın süredir terör örgütü PKK ile mücadele ettiğine dikkat çekilen haberde, Erdoğan'ın Trump'a, "Bölgede herhangi bir Kürt bağımsızlığı girişimine kesinlikle müsamaha gösterilmeyecek." dediği ifade edildi.
İran'daki Kürt milislerin silahlandırılmasının Türkiye'nin doğu sınırında faaliyet gösteren silahlı grupları güçlendirebileceği endişesini taşıyan Ankara'nın bu itirazının ardından, İsrail ve ABD'nin planlanan gizli operasyondan vazgeçtiği bildirildi.
Operasyona İranlı Kürtlerden oluşan 6 farklı grubun katılmasının planlandığı ve savaşçıların Irak Kürt Bölgesel Yönetimi üzerinden İran'a girerek ülke içindeki gruplara silah sağlamasının öngörüldüğü belirtildi. Kürt güçlerin 18 Mart'ta harekete geçmeye hazırlandığına işaret edilen haberde, operasyonun başlaması için Trump'ın nihai onayının beklendiği aktarıldı.
Savaşın ilk günlerinde sürece destek veren Khabat Örgütü Genel Sekreteri Babasheikh Hosseini'nin, "Kürt güçlerin sahada bulunması, İran'daki rejimin devrilmesini hızlandıracaktır." dediği hatırlatıldı.
İsrail'in olası kara harekatı öncesinde İran'ın batısındaki rejim yetkilileri, askeri üsler, füze sistemleri, polis merkezleri ve Besic noktaları dahil çeşitli hedeflere saldırılar düzenlediği, bu hamlenin Kürt güçlerin ilerleyebilmesi için bir koridor oluşturma amacı taşıdığı ifade edildi. Ancak operasyon hazırlıkları sürerken Kürt grupların yalnızca askeri destek değil, rejimin devrilmesinin ardından siyasi geleceklerine ilişkin güvenceler de istediği ortaya çıktı.
Beyaz Saray Durum Odası'ndaki görüşmenin ardından ABD'li yetkililerin, Netanyahu'nun planındaki bazı unsurların uygulanabilir olmadığı yönünde görüş bildirdiği kaydedildi. CIA Direktörü John Ratcliffe'ın Trump'ı planın detayları hakkında bilgilendirmesinin ardından ABD Başkanı'nın, Netanyahu'nun rejim değişikliğine ilişkin senaryolarını "Saçma." olarak nitelendirdiği öne sürüldü.
Mart ayında Kürt güçlerin İran'a yönelik bir saldırı başlattığı yönündeki iddialar üzerine dönemin Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'in, "ABD, Kürt güçlerini bu amaçla silahlandırmamaktadır." dediği anımsatıldı. Ayrıca Körfez ülkelerinin de İran'ın etnik temelde bölünmesinin Orta Doğu genelinde yeni istikrarsızlıklara yol açabileceği konusunda Washington'ı uyardığı bildirildi.
MOSSAD'DA İKİ ÜST DÜZEY YETKİLİ GÖREVDEN ALINDI
Planın hayata geçirilememesinin İsrail istihbaratında deprem etkisi yarattığı belirtildi. Mossad Direktörü Roman Gofman'ın, rejim değişikliği planının hazırlanmasına katkıda bulunan teşkilatın iki üst düzey yetkilisini görevden aldığı aktarıldı.
Netanyahu ile Trump'ın 28 Temmuz'da Oval Ofis'te gerçekleştirdiği görüşmede konunun yeniden gündeme geldiğini yazan The Telegraph, Netanyahu'nun belirli koşullar altında rejim değişikliğinin hala mümkün olduğunu savunduğunu ancak Trump'ı ikna edemediğini bildirdi.
ABD Başkanı'nın savaşı sona erdirmek için yeni saldırılar yerine uzun süreli ekonomik baskı uygulanmasını tercih ettiğine dikkat çekilen haberde, Trump'ın önceliklerinin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, İran'ın bölgesel vekil güçlere desteğinin sona erdirilmesi ve ülkenin nükleer ile füze programlarının ortadan kaldırılması olduğu vurgulandı. Bu gelişmelerin sonucunda Netanyahu'nun Kürt güçleri kullanarak oluşturmayı planladığı kara harekatının tamamen iptal edildiği kaydedildi.