ABD ve İran hattında diplomatik kriz yerini açık askeri tehditlere bıraktı. Washington yönetiminin Tahran'a yönelik ekonomik savaş ilan etmesinin ardından, bölgede tansiyon giderek tırmanıyor. İsrail basını ve uluslararası analiz platformlarında yer alan raporlara göre, İran yeni bir askeri doktrin çerçevesinde ABD ile olası bir sıcak temasa hazırlanıyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin tam ölçekli bir ekonomik, askeri ve güvenlik savaşı içinde olduğunu belirterek, hükümetin ekonomide yaşanan sorunlardan utanç duyduğunu dile getirdi. Pezeşkiyan, Washington'un hamlelerine karşı direniş mesajı vererek durumu şu sözlerle özetledi:
"ABD Başkanı Trump, İran'a en ağır ve en korkunç yaptırımları uygulayacaklarını rahatlıkla söylüyor. Biz bu eşitsiz savaş karşısında ayakta duruyor ve halka hizmet etmeye çalışıyoruz."
Tahran yönetimi, artan baskılar karşısında askeri stratejisinde sert bir viraja giriyor. Clingendael Enstitüsü araştırmacılarından Hamidreza Azizi'nin Substack Iran Analytica için kaleme aldığı analize göre, İran'ın önceki caydırma modeli ABD ve İsrail saldırılarını önlemede yetersiz kaldı. Azizi, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik uyarısının özünde bir ültimatom olduğuna dikkat çekerek yeni stratejiyi şu ifadelerle aktardı:
"Tahran, bir saldırı hazırlığının bile İran'ın bir karşılık vermesini tetikleyebileceği sinyalini vererek, caydırıcılığı daha erken bir aşamada kurmaya çalışıyor."
Gerilimin en kritik noktalarından birini ise küresel enerji ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı oluşturuyor. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD'nin ekonomik ablukasını deldiklerini ve son iki ayda 70 milyon varil petrol sevkiyatı yaptıklarını iddia etti. Rızai, komşu ülkelerin ABD'nin ekonomik savaşına katılması halinde yaşanacakları şu sert sözlerle dile getirdi:
"ABD köşeye sıkıştı. Ya taahhütlerini yerine getirecekler ya da bu köşeden kurtulmak için uğraşmak zorunda kalacaklar. Eğer böyle bir eylem başlatırlarsa, Basra Körfezi'nden tek bir damla petrol geçmesine izin vermeyeceğiz. Petrol ne Hürmüz Boğazı'ndan ne de Basra Körfezi'nden çıkacak."
Krizin fitilini ateşleyen en önemli gelişmelerden biri ise ABD Başkanı Donald Trump'ın sosyal medya üzerinden yaptığı çıkış oldu. Truth Social platformunda Hürmüz Boğazı'nın haritasını paylaşan Trump, daire içine aldığı bölge için "Yeni ABD toprağı" ifadesini kullandı. Bu hamle, Trump'ın daha önce Güney Carolina'daki bir mitingde sarf ettiği sözlerin devamı niteliği taşıyor. Tahran yönetimi ise daha önce bu söylemlere Kaliforniya'yı İran'ın yeni toprağı olarak niteleyerek misilleme yapmıştı.
Öte yandan, ABD Enerji Bakanlığı verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 8 ila 9 milyon varil petrol geçişi yapılıyor. Bakanlık, gemilerin karanlık geçiş yöntemiyle takip sistemlerini kapatarak seyrettiğini ve ABD Donanması'nın yardımıyla Umman Körfezi'ne petrol taşındığını öne sürüyor. İsrail basını ise çatışmaların durduğu bu hassas dönemde İran'ın azalan füze stoklarını büyük oranda yenileyerek savaş öncesi seviyelere çıkardığını bildiriyor.