Yolsuzluk, rüşvet, irtikap, suç örgütü yöneticiliği, siyasal casusluk gibi çeşitli suçlamalardan yargılanan Ekrem İmamoğlu'nun devam eden davasında, şikayetçi kürsüsüne çıkan isimlerle girdiği sözlü tartışmalar yargılama sürecinin en çok konuşulan başlığı haline geldi. Mahkeme salonunda iddia sahipleriyle yüzleşen İmamoğlu'nun, somut deliller ortaya koymak yerine ikili atışmaları tercih etmesi, davanın seyrini ve savunmanın inandırıcılığını tartışmaya açtı.
İddia makamının ve şikayetçilerin karşısında somut belgelerle savunma yapmak yerine, ‘polemiklere’ girişen İmamoğlu, son duruşmalarda izlediği bu agresif diyalog yöntemi, davanın hukuki zemininden uzaklaşarak kişisel hesaplaşmaya dönüştüğü yorumlarını da beraberinde getiriyor.
Mahkeme salonunda yaşananları köşesine taşıyan Ahmet Hakan, duruşmaların en dikkat çekici anlarından birinin, şikayetçi sıfatıyla salonda bulunan ve "Osman Abi" olarak hitap edilen bir kişiyle İmamoğlu arasında yaşandığını yazdı. İmamoğlu'nun kürsüden yönelttiği, kendisinden hiçbir şekilde maddi bir talepte bulunup bulunmadığına dair soruya, muhatabından net bir şekilde para istendiği yönünde yanıt geldi.
Bu cevap karşısında İmamoğlu, “Osman Abi! Ben senden para istedim mi?”
İmamoğlu, “Allah seni ıslah etsin Osman Abi”
Yargılama esnasında sadece bu diyalogla sınırlı kalınmadı. Bir diğer şikayetçinin, İmamoğlu'nun savunma yaparken kullandığı üsluba ve tartışmaya sebep olma çabalarına tepki göstererek, siyasi polemiklerin mahkeme salonunun ciddiyetiyle bağdaşmadığını şu ifade ile vurguladı:
Mahkeme salonunda davalının davacı olan kişilerle girişeceği polemik, “başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkumdur.” İmamoğlu’nun mahkeme salonunda polemiğe girmek yerine mahkemeye varsa elindeki somut kanıtları sunmalıdır.