İsrail'in yayın organları Israel Hayom ile Ynet'in raporlarına dayandırılan kapsamlı analizler, İsrail ulusal istihbarat teşkilatı Mossad'ın İran'da yaşadığı ağır hezimeti tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Mossad'ın yeni başkanı Roman Gofman'ın, istihbarat direktörlüğü ve İran masası başkanlarını (güvenlik gerekçesiyle yalnızca K ve Y olarak biliniyorlar) görevden alması, teşkilatın İran savaşına dair verdiği hiçbir sözü tutamadığının en net kanıtı olarak kayıtlara geçti.
Teşkilatın gizlilikle övünen yapısına rağmen bu tür üst düzey tasfiyelerin ana akım medya üzerinden kamuoyuna yansıması, İsrail içinde büyük bir şok etkisine yol açtı.
Bilinen en son liyakatsizlik kaynaklı görevden almalar, 1997 yılında Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal'e yönelik suikast girişiminin fiyaskoyla sonuçlanmasının ardından yaşanmıştı.
Bugün ise İsrail, kendi elleriyle oluşturduğu ve tarihinin en büyük hatası olarak nitelendirilen başarısız İran operasyonlarının enkazıyla boğuşuyor.
ABD'ye, İran rejimini ve nükleer programını hızla çökertecek kolay bir savaş olarak pazarlanan bu süreçte, Tel Aviv'in arzuladığı hiçbir şey gerçekleşmedi.
Ali Hamaney'e yönelik suikast planının ülkede kaos yaratacağı ve halk ayaklanmasını tetikleyeceği vaadi boşa çıktı.
Aksine bu durum, ABD ve İsrail'e karşı çok daha sert bir tutum sergilemesi beklenen küçük oğlunun yeni dini lider olarak seçilmesinin önünü açtı.
Öte yandan İsrail, Hürmüz Boğazı'nın olası bir kapatılma durumunun askeri açıdan etkisiz olacağını iddia etmişti.
Ancak gelinen noktada, ABD'nin su yolunun açık olduğuna dair ısrarlı iddialarına rağmen, İran'ın dünya ekonomisini rehin alma kapasitesi en değerli silahı haline dönüştü.
Mossad'ın bu savaştaki asıl rolü, İran'ın güvenlik yapısını zayıflatmak ve ardından Irak üzerinden ülkeye sızacak silahlı gruplara (bölgedeki terör unsurlarına) silah aktararak devleti yıkacak kitlesel gösterileri körüklemekti.
Fakat bu hayalperest planlar gerçekliğin duvarına çarparak paramparça oldu. Suikastlara ve hava saldırılarına rağmen İran'ın güvenlik yapısı ayakta kalırken, İsrail'in maşa olarak kullanmayı planladığı silahlı gruplar ağır darbeler aldı ve beklenen kitlesel protestolar hiçbir zaman gerçekleşmedi.
Mossad'ın Farsça sosyal medya hesapları üzerinden yürüttüğü, yapay zeka üretimi sahte hapishane patlaması videoları ve WhatsApp üzerinden sözde tıbbi yardım teklifleri gibi psikolojik harp taktikleri, İranlı yetkililer tarafından alay konusu oldu.
Ocak ayındaki protestolara sızdığı iddia edilen Mossad ajanlarının varlığı bile rejimi sarsmaya yetmedi.
Mossad içindeki çalkantılar sadece görevden almalarla sınırlı kalmadı. Israel Hayom gazetesinin Mayıs ayındaki haberine göre, teşkilat içindeki pek çok isim kaynakların İran hükümetini devirmeye odaklanmasına karşı çıkarak bunu devasa bir kumar olarak gördü.
Mossad'ın eski etki operasyonları şefi olan ve sadece O. adıyla bilinen yetkili, teşkilat içindeki bu stratejik körlüğü şöyle anlatıyor:
"Operasyonu teşkilattaki pek çok kişiye pazarlamak zorunda kaldığımı hissettim, oysa gerçekte kimse bir rejimin nasıl devrileceğini ya da bunun başarılı olma ihtimalinin ne olduğunu bilmiyor."
İsrail'in içine düştüğü bu yanılgı, İran cephesinde de net bir şekilde okunuyordu.
Mart ayında, İsrail'in düzenlediği bir suikast sonucu hayatını kaybetmeden sadece birkaç gün önce İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi dönemin sekreteri Ali Laricani, ISNA haber ajansına verdiği demeçte Binyamin Netanyahu'nun içine düştüğü durumu şu ifadelerle özetlemişti:
"Netanyahu, bu saldırıların İran içinde bir hareketi tetiklediğine ve sistemi bir karışıklık içinde göstererek halkı kışkırtabileceğine inanmış görünüyordu. Ancak rejim bir günden kısa bir süre içinde öldürülen komutanların yerine yenilerini atadı, halka hitap etti, atmosferi değiştirdi ve özel emirler vererek füzelerin fırlatılmasına yetki verdi."
ABD'nin Orta Doğu'daki kendi üsleri için füze önleyicilerini bile tedarik edemeyecek kadar aşırı gerilmiş olması, olası bir açık çatışmada İsrail'i eskisi gibi koruyamayacağı gerçeğini gün yüzüne çıkardı.
Buna rağmen Netanyahu hükümeti, başarısızlıklarından ders çıkarmak yerine bölgeyi daha büyük bir ateşe atmaya hazırlanıyor.
Ynet'in son raporları, Netanyahu hükümetinin hem İsrail ordusuna hem de Mossad'a sonbaharda açık bir savaşa dönüşme ihtimali bulunan çok daha büyük bir harekat için hazırlık yapma talimatı verdiğini ortaya koydu.
Yemen, Lübnan, Gazze ve şimdi de İran'da defalarca görüldüğü üzere İsrail; bombalarla çözemediği sorunları, daha fazla bomba atarak kazanabileceği gibi tehlikeli ve sonuçsuz bir hayalin peşinden sürüklenmeye devam ediyor.